Yeniçağ Gazetesi’nin bugünkü manşeti…

Dar gelirli ailelerin bütçesinin yüzde 68’ini gıda ve barınmaya harcamasının sonucu olarak
çocuk sahibi olmak aileler için giderek daha ağır bir geçim ve gelecek hesabına dönüşüyor.
DÜŞÜK DOĞURGANLIK
TOPLUM Çalışmaları Enstitüsü’nün “Türkiye’de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler” raporu, Türkiye’de doğurganlık düşüşünün sebeplerini ortaya koydu.
Özellikle dar gelirli ailelerin gelirlerinin yüzde 68’ini gıda ve barınmaya harcamasına dikkat çekilen raporda, bunun da doğurganlıkta düşüşe neden olduğu belirtilerek, ülke geleceğine zarar verdiği vurgulanıyor. Türkiye’de düşük doğurganlığın çocuk istememekten çok, ailelerin çocuk yetiştirir
ken karşılaştığı bakım, konut ve eğitim risklerine karşı güvence bulamamasından kaynaklanması olarak öne çıkıyor.
2 ÇOCUK YAPAN AZALDI
Rapora göre, Türkiye’de çocuk sahibi olmak, aileler için giderek daha ağır bir geçim ve gelecek hesabına dönüşüyor. Kira, bakım ve eğitim giderlerine, iş kaybı endişesinin de eklenmesiyle, ilk çocuğun ardından ikinci çocuk kararı zorlaşıyor. İlk çocuğun ardından aileler, ikinci bir çocuğun bakımını, eğitimini ve yaşam giderlerini yıllar boyunca nasıl karşılayacaklarını hesaplıyor. Kira ve temel ihtiyaçlara ayrılan pay büyüdükçe ikinci çocuğa ayrılabilecek kaynak daralıyor. Eğitim giderlerinin yıllar içinde ne kadar artacağına ilişkin kaygı da bu hesaba ekleniyor.
DESTEK PAKETİ GEREKİYOR
Çözümlerin de yer aldığı raporda, doğum yardımlarında ağırlığın ikinci çocuğa kaydırılması, desteklerin enflasyon karşısında korunması, 0–3 yaş bakım kapasitesinin artırılması ve doğum sonrasında işe dönüşün desteklenmesi gibi öneriler sıralanıyor. Devlet okullarının niteliğinin güçlen
dirilmesi, genç çiftlerle, tek çocuklu ailelerin sosyal konut politikalarında dikkate alınması ve kiralık sosyal konutun geliştirilmesi de paketin parçaları arasında yer alıyor. İkinci çocuktan itibaren kademeli gelir vergisi indirimi, doğum yardımını tamamlayan bir araç olarak öneriliyor.
ETİ ANCAK VİTRİNDE GÖRÜYORUZ
Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bazı vatandaşlar geçim sıkıntısı yaşadıklarını ifade etti. Artan hayat pahalılığı karşısında yaşamını güçlükle sürdürdüğünü ifade eden bir vatandaş, “Geçim sıkıntısı çekiyorum hiç gelirim yok. 5-10 dönüm bir tarla var az bir ayçiçeği ekmiştim ,48 bin lira kazandım, bir yıl onu yiyeceğim. Ne yapayım, çalışamıyorum hastayım. Hiçbir şey alamıyorum” diye konuştu.
Başka bir vatandaş da “Dün cebimde 10 bin lira vardı hiçbir şey alamadan bitti, cebimde 50 lira kaldı. Onunla da eve zor varırım. Emekli değilim hiçbir şeyim yok, ‘yaşın 70’i bulmuş, bundan sonra ne gereği var, sen ne yapacaksın’ deyip, iş vermiyorlar. Yaşamak zor. Kemal Sunal hesabı ,bakıp gidiyoruz vitrinlere, etlere, başka bir şey yok. Ancak kokusunu duyuyoruz, başka bir şey göremiyoruz” dedi